İz Bırakanlar :
Ünal YAMAN
Yanlis hatirlamiyorsam Ünal ' i 1952 yazinda bir Pazar günü Kemal agabey getirip bana tanistirmis ve " Kemal, bak bu kiz bizim köyümüzün kizi .. Kürege çok merakli. Eti benim, kemigi sizin, bize çok faydali olur diye tanistirmisti.
Ünal o siralarda saniyorum Arnavutköy Kiz Kolejine gidiyordu.
Orta üçüncü siniftaydi.
Kendisini Lale ve diger kizlarla tanistirdim, hemen kaynastilar ve Ünal kürek çekmege basladi ve yanilmiyorsam 1953 yilinda birincilikleri ve sampiyonluklari birbirini kovaladi durdu.
Kendi anlatimina göre Ünal o yaz oturmakta olduklari Arnavutköy Akinti burnundaki evlerinden bisikletine atladigi gibi Bebek ' e kulübe gelir ve kürek çekmek için içeri girmek istermis.
Kapici Kerim efendi kendisini içeri alirmis ama ondan sonra kimse ilgilenmezmis.
Bir keresinde eski kürekçilerden Sati Ipek ilgilenmis ama., O ilgi de lâfta kalmis.
Bu arada merakla izledigi basketbol maçlarinda bir gün kendisini gören Fenerbahçeli idarecilerden Muhtar Sencer kendisini Fenerbahçe' nin Istinye’deki kulübünde kürek çekmek için çagirmis ve hatta ayda da otuz lira para teklif etmis.
Bizim Ünal " ben Galatasaray ' i seviyorum" demis ve gitmemis.
Gitmemis ama yine tramvayli, parke tasli yollardan bisikletine atladigi gibi Bebek ' e gelmege baslamis.
Sonunda çareyi annesinin ve dolayisi ile kendisinin tanidigi Kemal Özbek ' e beni Galatasaray ' a götürür müsünüz ? demekte bulmus.
Kemal Özbek onu kulübe getirmis; bana, ben de Lale Oraloglu ' na tanistirmis olmama ragmen Ünal' cik beklemege devam etmis.
Bu arada bir kaç kez de kâh kizlarla, kâh erkeklerle antrenman yapmis.
Kendi anlatimi ile bu ilgisizligi kadro tamammis da ondan diye anlatiyor Ünal ve hiç de yüksünmüyor.
Sonra, bir gün Tek çifte ve iki çifte yarislarina girmekte olan Özçiçek Atauz beline bir kürek yiyip sakatlaninca Lale Oraloglu yaris günü ve yaris yerinde " hadi bakalim simdi kendini göster “diyerek Ünal ' i tek çifte yarisina adeta itercesine sokuvermis.
Bir kaç antrenmanla yarisa girilir mi ? diye düsünmeyiniz.
Ünal ' cik küçük yastan dayisinin ögretimi ile kürek çekmege baslamis ve 13 - 14 yasindan itibaren sahip oldugu ve evlerinin önünde sahile bagli duran sandalinda kürek çekip balik tutugu için kürege yabanci degil de belki makarali, oturakli futaya fazla alisamamis olabilirdi.
Peki ne mi olmus sonuç ?
Ünal : " Hiç unutmuyorum, Lale ablanin o lâfi çok agirima gitmisti. Depar verilince ya Allah diye küreklere bir sarildim, sanirim bin metrelik yarista Fenerli mi idi, Beykozlu mu idi ne, rakibimi bes yüz metre geçtim " diye anlatiyor bu olayi...
Iste ondan sonra Ünal Galatasaray ‘in vazgeçilmez kürekçisi oldu, 1970 yili sonunda küregi birakincaya kadar.
Çok düzgün ve mazbut bir yasami olan, muntazam çalisan tam bir sporcu tipi idi Ünal.
Uzun yillar sampiyon oldu, arkadaslarini yetistirdi, yeri geldi onlarin dümenine oturdu, yarislara girdi ve arkadaslarini yönetti ve yönlendirdi.
Yöneticilerin ve kendi ihmali yüzündende sporu biraktiktan tam 22 yil sonra kulübe üye olabildi..Onu üye yapmak serefi de bana nasip oldu |