Kamil agabeyi 1953 yilinda Yilmaz, Engin ve Bahri 'nin lisansini çikartmak için gittigimde tanimistim.
Istanbul’dan Ankara’ya hareket ederken Adnan Akiska Ankara’ya vardigimda mutlaka Kamil Ethem 'i ziyaret etmemi, bir aksilik olursa ona basvurmami söylemisti.
O zamanlar yatakli vagonlar, Wagon Lits Cook adli bir Fransiz sirketi tarafindan çalistiriliyordu ve Kamil agabey de Ankara subesinin sefi mi idi, müdürü mü ne ?
Ben gördügümde yaslilik basmis, hafif göbeklenmis, saçlari beyazlanmisti.
Ankara’ya sabah yatakli ile gelmistim, dogru ona ugradim, kendimi tanittim, Adnan agabeyinin selamini ve ne için geldigimi söyledim.
Çok sakin olarak beni dinledi, git isini gör, bir aksilik olursa beni ara dedi ve telefon numaralarini verdi.
Is uzadi ama bir aksilik olmadi, aksam üstü lisanslari aldim ve tekrar kendisine ugradim.
Tamam mi ? dedi .
Evet dedim.
Bir eksigin yok mu ? dedi.
Hayir dedim.
Peki Istanbul’a nasil dönüyorsun ? dedi.
Yatakli ile dedim.
Yer ayirttin miydi ? Dedi.
Iste eksigin var mi dedigi oydu.
Yer ayirtmamistim heyecandan.
Ama Kâmil agabey benim yerimi çoktan ayirtmisti.
Biletimi verdi, biraz oturdum, tesekkür ettim, iznini alarak yanindan ayrildim ve Istanbul’a döndüm.
Daha sonralari sanirim bir kez Bebege, bir kez de Galatasaray Adasina geldi.
Bu yaziyi hazirlarken yapmis oldugum arastirma, irdeleme ve incelemeler sirasinda resimlerde filiz gibi boylu, yalnizca sinir ve etten olusan bir adam gördüm.
Kamil Ethem,1925 yilinda ben kürekçi kalacagim ve antrenör olacagim diyerek Denizcilik subesi bas kaptanligindan ayriliyor, yerine Bas kaptanliga Mecdi Hüsam' i getiriyor.
Değerli Ağabeyimiz Kemal ONAR arşivinden alınmıştır.